Defence Grid – The Awakening

09 Şubat 2010,03:56

defense_grid_logo

Son dönemlerde bol bol oyun oynuyorum. Akşam işten geldikten sonra günün yorgunluğunu atmak ve vakit geçirmek tabi aynı zamanda eğlenmek için. Sanırım biraz da üniversite yıllarında derslerin dışındaki zamanda sürekli kendimi geliştirmeye çalıştığımdan neredeyse hiç oyun oynayamıyordum. Şimdi biraz da onun acısını çıkartıyorum.

Defence Grid – The Awakening de son oynadığım oyunlardan biri. Genelde insanın tam zevkine hitap eden şeyleri bulması kolay olmuyor. İzlediğiniz her filmi beğenmediğiniz gibi, okuduğunuz her kitabı, dinlediğiniz her müziği ya da oynadığınız her oyunu beğenmeyebiliyorsunuz haliyle. Fakat bazen de öyle oluyor ki, insan işte budur demeden edemiyor. Devamını oku »

Hayatınızı Kaydedin!

31 Ocak 2010,14:22

notebooks

Geçen gün yine düşünüyorum. Acaba dedim ne yapsam da daha düzenli olsam! Şaka bir yana üniversitedeyken arkadaşlarım dalga geçerdi kimi zaman elimde sürekli bir dosya ve o dosya da yapılacaklar listesi olduğu için. İtiraf ediyorum hala aynı huyumu sürdürüyorum ve bundan son derece memnunum. Tabi bu yazınının başlayışı bu şekilde olmadı. Dedim ki sürekli bir şeyleri not alıyorum, kayda değer şeyleri nasıl saklamalıyım. Bu soruya yanıt bulmaya çalışırken ilk aklıma gelen şey şu oldu. Neleri saklamak istiyorum. Resimler, fikirler, makaleler, web siteleri, yazılım konusundaki ıvır zıvırlar falan derken listenin uzadığını fark ettim. Devamını oku »

Muhabirimiz Ankara’dan Bildiriyor

30 Ocak 2010,18:50

Sevgili günlüğüm, nasılsın. İyisindir umarım. Bir süredir yazmaya vakit bulamadım. Beni sorarsan hasta oldum. Fakat keyfim yerinde. Geçen günlerde çok güzel bir şey oldu. Ev arkadaşlarımla en son yıllar önce oynadığım Diablo 2 oyununu oynamaya başladık. Bu konuda nasıl bir heyecan var içimde anlatamam. Oyunu oynamaya karar verir vermez içimi bir heyecan kapladı. Uzun zamandır bu kadar iyi hissetmemiştim kendimi. Son bir kaç gündür akşamları eve gelince yatıncaya kadar birlikte oyun oynuyoruz.

Onun dışında sınavlara daha olmasına rağmen ben yavaştan işletme derslerine çalışmaya başladım. Muhasebe ile savaşım sürüyor ama kazanacağımı hissediyorum. Eskiden bilgisayar mühendisliği derslerinin yanında iş ve diğer projeler de olunca hiç çalışmaya vaktim olmuyordu. Şimdi biraz daha vaktim olduğu için daha iyi anlamaya başladım diyebilirim. Bu arada Anadolu Üniversitesi’ni takdir ettim açıkçası. Namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmazmış hesabı, daha önce hiç görmemiştim çok şahane bir uzaktan eğitim altyapısı varmış Anadolu Üniversitesinin. Ders videoları, sesli anlatımlar, konu anlatımları falan çok başarılı.

Genel olarak bunlar son dönemde hayatımdaki kayda değer gelişmeler. Bunların dışında hayat aynı şekilde devam ediyor. Şimdilik bu kadar. Bir başka haberde tekrar görüşmek dileğiyle, sağlıcakla kalın…

Vancouver 2010

14 Ocak 2010,22:03

vancouver-2010

Beni tanıyanlar bilirler spora pek ilgi duyan birisi değilimdir. Aslında özellikle futbola mesafeliyim desem daha doğru olur. Nedense hiç sevmedim futbolla ilgili şeyleri, küçüklüğümden beri. Neyse konumuz futbol değil. Başka bir şeyden bahsedecektim. Daha önce hiç spor konulu bir oyun oynamamıştım. Geçen gün, neden bunu da denemiyorum diyerekten Sega firmasının çıkarttığı Vancouver 2010 oyununu edindim. Oyun bu sene yapılacak Vancouver 2010 kış olimpiyatlarının resmi oyunu. Vancouver da Kanada’da bulunan güzide bir şehir. Olimpiyatlar Şubat ayının 12’si ile 28′i arasında yapılacakmış. Aslında kış sporlarına karşı hep bir merakım olmuştu. Özellikle snowboard yapmayı hala çok istiyorum ama hiç imkanım olmadı. Neyse bu merakımı oyunda bol bol snowboard yaparak giderdim. Devamını oku »

Mor Karbasi – The Beauty And The Sea

10 Ocak 2010,15:36

Mor_Karbasi_The_Beauty_And_The_Sea

Mor Karbasi İsrail asıllı İngiliz bir sanatçı. Bir arkadaşın tavsiyesi ile kendisinden haberdar oldum ilk. Çok da olmadı bir kaç hafta önce haberim oldu. Öncelikle MySpace sayfasındaki bir kaç parçayı dinledim. Beğenince YouTube’dan başka parçalarını buldum ve dinledikçe daha da beğendim. Bir süre sonra The Beauty And The Sea albümünü edinip dinlemeye başladım. Devamını oku »

500 Days Of Summer

09 Ocak 2010,20:09

50days-of-summer-poster

Henüz izlediğim bir film 500 Days Of Summer. Filmin başrollerini Zooey Deschanel ve Joseph Gordon-Levitt paylaşıyor. Bir süredir izlediğim en kayda değer filmlerden birisi. Filmde Tom Hansen isimli bir gencin Summer Finn isimli bir kıza nasıl aşık olduğu, fakat kızın aynı duyguları hissetmediği konusu çok ilginç bir şekilde işleniyor. Devamını oku »

Kaptanın Seyir Defteri

07 Ocak 2010,00:04

Kaptanın seyir defteri, yıldız tarihi 06.01.2010.

Seyir defteri, bir kaç gün önce 2010 yılına girdik. Ben biraz meşguliyetten biraz da üşengeçlikten kayıt düşemedim bir kaç gündür. Çok kayda değer bir şey de olmadı bir süredir. Son zamanlarda bir arkadaşın tavsiyesi üzerine Mor Karbasi isimli bir sanatçıyı dinliyorum. Gerçekten kulaklarım ağrıdı dinlemekten. Yakında bir yazı yazarım diye düşünüyorum. Bir de bir süredir sabırsızlıkla PMI Türkiye‘nin PMBOK 4‘ü satışa çıkartmasını bekliyorum. İletişime geçtim, yılbaşından sonra çıkartacağız dediler ama henüz bir ses yok.

Bir süredir özellikle That 70’s Show isimli diziyi izliyorum. Bir aya falan bitiririm diye tahmin ediyorum. Çok güzel ve eğlenceli bir dizi. Hatta bir zamanlar ülkemizde de Yeniden 70′ler ismiyle yayınlandığını hatırlıyorum. Bitirince onunla ilgili de bir yazı yazacağım inşallah.

Biraz yorgun olmanın dışında çok şükür her şey güzel seyrediyor. Bugün çoğu arkadaşımı uzun bir süredir göremediğimi fark ettim. Dilerim onların da keyfi yerindedir.

Şimdilik bu kadar seyir defteri. Üşenmezsem yakında tekrar kayıt düşerim.

Sağlıcakla kal,

Kaptan.

Facebook’ta Uygulamaların Yayınladığı Haberlerden Nasıl Kurtulursunuz?

16 Aralık 2009,23:20

Artık neredeyse herkes Facebook kullanıyor. Yanlarında olamasanız bile, arkadaşlarınızdan haber almanızı, nişanlandıklarını, askere gittiklerini ya da nasıl hissettiklerini bilmek çok güzel. Yıllar önce görüştüğünüz bir arkadaşınızı bulmanız da aynı şekilde. Daha bir çok faydasını sayabiliriz Facebook’un. Peki ya sizi rahatsız eden özelliklerini düşündünüz mü hiç?

Beni aşırı derecede sinir eden özelliklerinden bir tanesi Facebook uygulamaları ve bunların yayınladığı haberler.

Arkadaşlarınızın durum mesajları gerçekten faydalı olabiliyor. Fakat gerçekten FarmVille’de kaçıncı seviye olduğunu sürekli görmek istemeyebilirsiniz. Hele hele bir çok Facebook uygulaması olduğunu düşünürsek, iş gerçekten bir süre sonra çığrından çıkıyor. Facebook sayfamı açtığımda genelde karşılaştığım şey bu. Devamını oku »

Sevgili Günlük

16 Aralık 2009,21:00

Sevgili günlük, barındırma hizmetini aldığım firmadan kaynaklı bazı yazılarım kayboldu. Yapacak bir şey yok. Ben elimden geleni yaptım. Ne yapalım hayat devam ediyor. Bunun dışında hayatımda değişen fazla bir şey yok. Zamanımın çoğunu işte geçiriyorum. Akşam eve geldiğimde genelde yemekten sonra dizi izleyerek vakit geçiriyorum. Canım çekerse biraz çizgi roman, dergi pek az da kitap okuyorum. Havalar soğuduğu için yolda kitap okumaktan vazgeçtim.

Başka başka, bir süredir Google’ın yeni çıkardığı yazılım dili olan Go‘yu mu öğrensem diye heves ediyorum. Sonra boş ver bir eksik o mu kaldı deyip dizi izliyorum. Tabi arada Almanca çalışayım diye de geçiriyorum içimden ama daha hayata geçirebilmiş değilim. Çok uzun bir zamandır çok sevdiğim proje yönetimi konusunda da hiç bir gelişme kaydedebilmiş değilim. Hatta ilgilenemediğim için bildiğim çoğu şeyi yavaş yavaş unutmaya başladığımı hissediyorum. Yaklaşık bir senedir de kitap çalışmama bir satır eklemiş değilim. Yakın zamanda da bir şey yapabilecekmişim gibi gelmiyor pek.

Bunların dışında İşletme kaydımı yeniledim geçenlerde. O açıdan son derece mutluyum. Genel olarak hayatımın gidişatı bu şekilde. Bir başka yazıda tekrar buluşuncaya dek sağlıcakla kal.

Nefes : Vatan Sağolsun

18 Kasım 2009,22:52

nefes-vatan-sagolsun-300x263

Geçen hafta sonu gittiğim bir filmden bahsedeceğim şimdi, Nefes : Vatan Sağolsun. Filmde 1992 yılında Irak sınırına yakın bir karakolda bir yüzbaşının komuta ettiği 40 askerin başından geçenler anlatılıyor. Açıkçası hiç aklımdan geçmezdi bir filmin beni bu kadar etkileyebileceği. Şimdiye dek bir çok film izledim ama böylesine sarsılmamıştım hiç. Film başlar başlamaz yüzbaşının konuşmaları tüylerimi diken diken etmişti. Film boyunca da sürekli tırnaklarımı yediğimi söylemem gerek.

Öncelikle şimdiye dek izlediğim en iyi dramlardan birisi. Son derece başarılı bir film olmuş. Bu derece etkileyici olmasının sebebi olayların hayali olaylar değil gerçek olaylara dayalı olması. Devamını oku »