Archive for Ocak, 2010

Hayatınızı Kaydedin!

Pazar, Ocak 31st, 2010

notebooks

Geçen gün yine düşünüyorum. Acaba dedim ne yapsam da daha düzenli olsam! Şaka bir yana üniversitedeyken arkadaşlarım dalga geçerdi kimi zaman elimde sürekli bir dosya ve o dosya da yapılacaklar listesi olduğu için. İtiraf ediyorum hala aynı huyumu sürdürüyorum ve bundan son derece memnunum. Tabi bu yazınının başlayışı bu şekilde olmadı. Dedim ki sürekli bir şeyleri not alıyorum, kayda değer şeyleri nasıl saklamalıyım. Bu soruya yanıt bulmaya çalışırken ilk aklıma gelen şey şu oldu. Neleri saklamak istiyorum. Resimler, fikirler, makaleler, web siteleri, yazılım konusundaki ıvır zıvırlar falan derken listenin uzadığını fark ettim. (daha fazla…)

Muhabirimiz Ankara’dan Bildiriyor

Cumartesi, Ocak 30th, 2010

Sevgili günlüğüm, nasılsın. İyisindir umarım. Bir süredir yazmaya vakit bulamadım. Beni sorarsan hasta oldum. Fakat keyfim yerinde. Geçen günlerde çok güzel bir şey oldu. Ev arkadaşlarımla en son yıllar önce oynadığım Diablo 2 oyununu oynamaya başladık. Bu konuda nasıl bir heyecan var içimde anlatamam. Oyunu oynamaya karar verir vermez içimi bir heyecan kapladı. Uzun zamandır bu kadar iyi hissetmemiştim kendimi. Son bir kaç gündür akşamları eve gelince yatıncaya kadar birlikte oyun oynuyoruz.

Onun dışında sınavlara daha olmasına rağmen ben yavaştan işletme derslerine çalışmaya başladım. Muhasebe ile savaşım sürüyor ama kazanacağımı hissediyorum. Eskiden bilgisayar mühendisliği derslerinin yanında iş ve diğer projeler de olunca hiç çalışmaya vaktim olmuyordu. Şimdi biraz daha vaktim olduğu için daha iyi anlamaya başladım diyebilirim. Bu arada Anadolu Üniversitesi’ni takdir ettim açıkçası. Namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmazmış hesabı, daha önce hiç görmemiştim çok şahane bir uzaktan eğitim altyapısı varmış Anadolu Üniversitesinin. Ders videoları, sesli anlatımlar, konu anlatımları falan çok başarılı.

Genel olarak bunlar son dönemde hayatımdaki kayda değer gelişmeler. Bunların dışında hayat aynı şekilde devam ediyor. Şimdilik bu kadar. Bir başka haberde tekrar görüşmek dileğiyle, sağlıcakla kalın…

Vancouver 2010

Perşembe, Ocak 14th, 2010

vancouver-2010

Beni tanıyanlar bilirler spora pek ilgi duyan birisi değilimdir. Aslında özellikle futbola mesafeliyim desem daha doğru olur. Nedense hiç sevmedim futbolla ilgili şeyleri, küçüklüğümden beri. Neyse konumuz futbol değil. Başka bir şeyden bahsedecektim. Daha önce hiç spor konulu bir oyun oynamamıştım. Geçen gün, neden bunu da denemiyorum diyerekten Sega firmasının çıkarttığı Vancouver 2010 oyununu edindim. Oyun bu sene yapılacak Vancouver 2010 kış olimpiyatlarının resmi oyunu. Vancouver da Kanada’da bulunan güzide bir şehir. Olimpiyatlar Şubat ayının 12’si ile 28′i arasında yapılacakmış. Aslında kış sporlarına karşı hep bir merakım olmuştu. Özellikle snowboard yapmayı hala çok istiyorum ama hiç imkanım olmadı. Neyse bu merakımı oyunda bol bol snowboard yaparak giderdim. (daha fazla…)

Mor Karbasi – The Beauty And The Sea

Pazar, Ocak 10th, 2010

Mor_Karbasi_The_Beauty_And_The_Sea

Mor Karbasi İsrail asıllı İngiliz bir sanatçı. Bir arkadaşın tavsiyesi ile kendisinden haberdar oldum ilk. Çok da olmadı bir kaç hafta önce haberim oldu. Öncelikle MySpace sayfasındaki bir kaç parçayı dinledim. Beğenince YouTube’dan başka parçalarını buldum ve dinledikçe daha da beğendim. Bir süre sonra The Beauty And The Sea albümünü edinip dinlemeye başladım. (daha fazla…)

500 Days Of Summer

Cumartesi, Ocak 9th, 2010

50days-of-summer-poster

Henüz izlediğim bir film 500 Days Of Summer. Filmin başrollerini Zooey Deschanel ve Joseph Gordon-Levitt paylaşıyor. Bir süredir izlediğim en kayda değer filmlerden birisi. Filmde Tom Hansen isimli bir gencin Summer Finn isimli bir kıza nasıl aşık olduğu, fakat kızın aynı duyguları hissetmediği konusu çok ilginç bir şekilde işleniyor. (daha fazla…)

Kaptanın Seyir Defteri

Perşembe, Ocak 7th, 2010

Kaptanın seyir defteri, yıldız tarihi 06.01.2010.

Seyir defteri, bir kaç gün önce 2010 yılına girdik. Ben biraz meşguliyetten biraz da üşengeçlikten kayıt düşemedim bir kaç gündür. Çok kayda değer bir şey de olmadı bir süredir. Son zamanlarda bir arkadaşın tavsiyesi üzerine Mor Karbasi isimli bir sanatçıyı dinliyorum. Gerçekten kulaklarım ağrıdı dinlemekten. Yakında bir yazı yazarım diye düşünüyorum. Bir de bir süredir sabırsızlıkla PMI Türkiye‘nin PMBOK 4‘ü satışa çıkartmasını bekliyorum. İletişime geçtim, yılbaşından sonra çıkartacağız dediler ama henüz bir ses yok.

Bir süredir özellikle That 70’s Show isimli diziyi izliyorum. Bir aya falan bitiririm diye tahmin ediyorum. Çok güzel ve eğlenceli bir dizi. Hatta bir zamanlar ülkemizde de Yeniden 70′ler ismiyle yayınlandığını hatırlıyorum. Bitirince onunla ilgili de bir yazı yazacağım inşallah.

Biraz yorgun olmanın dışında çok şükür her şey güzel seyrediyor. Bugün çoğu arkadaşımı uzun bir süredir göremediğimi fark ettim. Dilerim onların da keyfi yerindedir.

Şimdilik bu kadar seyir defteri. Üşenmezsem yakında tekrar kayıt düşerim.

Sağlıcakla kal,

Kaptan.