<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Semih YAĞCIOĞLU</title>
	<atom:link href="http://www.semihyagcioglu.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.semihyagcioglu.com</link>
	<description>Günlük</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Sep 2010 09:11:04 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Bodrum Gezisi</title>
		<link>http://www.semihyagcioglu.com/bodrum-gezisi/</link>
		<comments>http://www.semihyagcioglu.com/bodrum-gezisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 08:57:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Semih YAĞCIOĞLU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Bodrum]]></category>
		<category><![CDATA[Gümbet]]></category>
		<category><![CDATA[Ortakent]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<category><![CDATA[Tekne Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Turgutreis]]></category>
		<category><![CDATA[Türkbükü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.semihyagcioglu.com/?p=299</guid>
		<description><![CDATA[
Bir kaç hafta önce yaz bitmeden bir tatile çıkalım dedik. İstikamet Bodrum tarafına oldu. Daha önce hiç Bodrum&#8217;a gitmemiştim. Tatilin süresinin bir hafta civarında olmasının da etkisiyle son derece eğlenceli ve güzel bir tatil yapmış oldum.

Yolculuğumuz Ankara&#8217;dan başladı. İlk durağımız Aydın oldu. Çine&#8217;de araç değişikliği yaparak yolumuza devam ettik. O noktaya kadar otobüsle gelmiştik fakat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/09/1-bodrum.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-300" title="1-bodrum" src="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/09/1-bodrum.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p>Bir kaç hafta önce yaz bitmeden bir tatile çıkalım dedik. İstikamet Bodrum tarafına oldu. Daha önce hiç Bodrum&#8217;a gitmemiştim. Tatilin süresinin bir hafta civarında olmasının da etkisiyle son derece eğlenceli ve güzel bir tatil yapmış oldum.<span id="more-299"></span></p>
<p><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/09/2-aydin.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-301" title="2-aydin" src="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/09/2-aydin.jpg" alt="" width="450" height="600" /></a></p>
<p>Yolculuğumuz Ankara&#8217;dan başladı. İlk durağımız Aydın oldu. Çine&#8217;de araç değişikliği yaparak yolumuza devam ettik. O noktaya kadar otobüsle gelmiştik fakat İlker&#8217;lerin arabasını alarak devam ettik. Aydın&#8217;a gelince memleketimi ne kadar özlemişim onu fark ettim. Ankara insanı boğuyor.</p>
<p><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/09/3-milas.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-302" title="3-milas" src="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/09/3-milas.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p>İlker&#8217;lerin arabası ile yola devam etmek son derece şahane oldu. Gerçekten tatile çıkıyor olmanın verdiği heyecan ile o yolculuk yorucu gelmiyor aksine son derece eğlenceli oluyor. Tek bir eksik vardı. Biraz üşengeçlikten biraz da tatil kararının hızlı verilmesinden yolda dinlemek için bir şeyler hazırlayamadık. Sonuç olarak Bodrum&#8217;a kadar Atatürk&#8217;ün sevdiği şarkılar isimli bir albümü dinledik. Allah&#8217;tan tatilin devamında başka şarkılar bulabildik.</p>
<p><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/09/4-bodrum.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-303" title="4-bodrum" src="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/09/4-bodrum.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p>Bodrum&#8217;un çok güzel bir manzarası var. Çok gelişmiş bir yer değil daha küçük bir yer. Evlerin neredeyse tamamının beyaz olması çok güzel bir hava veriyor Bodrum&#8217;a. Tatilin ilerleyen zamanlarında gördüğüm kadarıyla Bodrum yarımadası gerçekten çok güzelmiş. Biz Ortakent&#8217;te küçük bir otelde konakladık. Hava çok sıcaktı fakat deniz gayet serin ve güzeldi.</p>
<p><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/09/5-ortakent.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-304" title="5-ortakent" src="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/09/5-ortakent.jpg" alt="" width="450" height="600" /></a></p>
<p>Ortakent küçük ve sakin bir kasaba, kaldığımız yerin de güzel olması tatili daha da güzel kıldı. Deniz yakın ve güzel olduğu için başka bir yer aramak zorunda kalmadık. Çoğu tatil yöresinde bunu bulmak biraz zor olabiliyor.</p>
<p><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/09/6-ortakent.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-305" title="6-ortakent" src="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/09/6-ortakent.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p>Tatil süresince Türkbükü, Turgutreis, Bodrum ve Gümbet&#8217;i de gezdik. Bir de Türkbükü&#8217;nden dönüşte gece yanlışlıkla kendimizi Yalıkavak&#8217;ta bulma durumumuz oldu. Doğru düzgün levha koymamış adamlar.</p>
<p><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/09/7-gumbet.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-306" title="7-gumbet" src="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/09/7-gumbet.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/09/8-bodrumkalesi.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-307" title="8-bodrumkalesi" src="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/09/8-bodrumkalesi.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/09/9-bodrumlimani.jpg"></a></p>
<p><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/09/9-bodrumlimani.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-308" title="9-bodrumlimani" src="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/09/9-bodrumlimani.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p>Tatilin en güzel anlarından biri de gider ayak bir tekne turuna çıkmamız oldu. Denizin kokusunu, hafif bir şekilde esen rüzgarı, güneşin pırıltısını bir sonraki tatile kadar kafama kazımaya çalıştım.</p>
<p><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/09/10-bodrumakvaryumkoyu.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-309" title="10-bodrumakvaryumkoyu" src="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/09/10-bodrumakvaryumkoyu.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/09/11-ortakent.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-310" title="11-ortakent" src="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/09/11-ortakent.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p>Güzel bir tatili ardımızda bırakıp Ankara yolunu tutmak hiç de kolay değildi!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.semihyagcioglu.com/bodrum-gezisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Duvara Yapışasım Geliyor!</title>
		<link>http://www.semihyagcioglu.com/duvara-yapisasim-geliyor/</link>
		<comments>http://www.semihyagcioglu.com/duvara-yapisasim-geliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Jul 2010 19:07:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Semih YAĞCIOĞLU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Tumblr]]></category>
		<category><![CDATA[Twitter]]></category>
		<category><![CDATA[Wordpress]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.semihyagcioglu.com/?p=294</guid>
		<description><![CDATA[
Sevgili günlüğüm biraz durum raporu vereyim istedim. Öncelikle bu yazıyı yazarken sıcaktan kavruluyorum. Ankara çok sıcak. Geçen seneyle kıyaslanamayacak derecede hem de. Şahsen Aydın&#8217;ı hiç mi hiç aratmadığını düşünüyorum bu sıcaklarla. Sıcaktan duvara yapışasım geliyor ama ne fayda! Gelelim son zamanlarda hayatımın nasıl seyrettiğine. Pek bir değişiklik yok aslında. Daha güzele doğru gidiyor desem yanlış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/07/gecko.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-296" title="gecko" src="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/07/gecko.jpg" alt="" width="450" height="350" /></a></p>
<p>Sevgili günlüğüm biraz durum raporu vereyim istedim. Öncelikle bu yazıyı yazarken sıcaktan kavruluyorum. Ankara çok sıcak. Geçen seneyle kıyaslanamayacak derecede hem de. Şahsen Aydın&#8217;ı hiç mi hiç aratmadığını düşünüyorum bu sıcaklarla. Sıcaktan duvara yapışasım geliyor ama ne fayda! Gelelim son zamanlarda hayatımın nasıl seyrettiğine. Pek bir değişiklik yok aslında. Daha güzele doğru gidiyor desem yanlış söylemiş olmam. Çalışmaya devam ediyoruz. Bunun dışında yeni kullanmaya başladığım <a title="Tumblr" href="http://www.tumblr.com/" target="_blank">Tumblr</a>&#8216;dan bahsetmek istiyorum. Geçenlerde bir <a title="Tumblr" href="http://www.tumblr.com/">Tumblr</a> hesabı açtım (<a title="Semih Yağcıoğlu" href="http://semihyagcioglu.tumblr.com/" target="_blank">semihyagcioglu.tumblr.com</a>) nasıl olduğunu merak edip bir deneyeyim dedim. Gayet güzelmiş. Tabi <a title="Wordpress" href="http://wordpress.org/" target="_blank">Wordpress</a> gibi detaylı bir alt yapısı yok ama işin güzel yanı da orada zaten. Son derece basit kullanımı. Bir kaç farklı gönderim türü var, yazı, resim, video gibi kısa şeyler paylaşmak için son derece güzel. Aslında <a title="Twitter" href="http://twitter.com/" target="_blank">Twitter</a> ile kıyasladığım zaman harika. Bunu da şuradan biliyorum <a title="Twitter" href="http://twitter.com/" target="_blank">Twitter</a>&#8216;da 140 karakter ile kısıtlısın ve resim ya da video gibi içerikleri paylaşamıyorsun. Zaten bir süre denemiştim <a title="Twitter" href="http://twitter.com/" target="_blank">Twitter</a>&#8216;ı ve pek verim alamamıştım. Genel olarak <a title="Tumblr" href="http://www.tumblr.com/" target="_blank">Tumblr</a>&#8216;ı beğendim ve kısa paylaşımlarım için Tumblr hesabımı kullanmaya karar verdim.<span id="more-294"></span></p>
<p>Bunun dışında geçenlerde aklıma küçük bir fikir gelmişti aslında son derece basit bir fikir. Öncelikle kendimin kullanacağı basit bir şey olduğu için bir akşam işten eve gelince oturup bitirdim zaten. Fakat henüz daha halka mal etme noktasına gelmiş değilim. Onu da boş bir vakit bulduğumda gerçekleştirmeyi düşünüyorum.</p>
<p>Bir de bir sürü arkadaşım Ağustos celbiyle askere gidiyor. Şahsen ben bir süre daha askere falan gitmeyi düşünmüyorum. Bakalım hayırlısı demekte fayda var. Bunların dışında her şey güzel gibi. Bir daha ki sefere görüşmek üzere. Sağlıcakla kal bakalım&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.semihyagcioglu.com/duvara-yapisasim-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Biraz Ondan Biraz Bundan</title>
		<link>http://www.semihyagcioglu.com/biraz-ondan-biraz-bundan/</link>
		<comments>http://www.semihyagcioglu.com/biraz-ondan-biraz-bundan/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 17:54:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Semih YAĞCIOĞLU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Christian Jacq]]></category>
		<category><![CDATA[Evernote]]></category>
		<category><![CDATA[Grooveshark]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş Kraliçe]]></category>
		<category><![CDATA[iPhone 4]]></category>
		<category><![CDATA[İşletme]]></category>
		<category><![CDATA[Two And A Half Men]]></category>
		<category><![CDATA[Üşengeçlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.semihyagcioglu.com/?p=285</guid>
		<description><![CDATA[
Bayağı olmuş yazmayalı. Son zamanlarda üzerimde incelenmesi gereken bir üşengeçlik mevcuttu. Dönem dönem oluyor nedense. Erkenden uykum geliyor, işten gelince elbiselerimi dolabın içine tıkıp yatağa giriyordum. Bilmiyorum belki sadece yorgunluktandır.  Büyük ihtimalle biraz yoğun geçti şu bir kaç ay belki de asıl sebebi budur.
Biraz neler yaptığımdan ve hayatımdaki değişikliklerden bahsedecek olursak, ilk bahsetmem gereken şey [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/06/sleeping-dog-face.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-287" title="Uyuyan köpek" src="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/06/sleeping-dog-face.jpg" alt="" width="354" height="472" /></a></p>
<p>Bayağı olmuş yazmayalı. Son zamanlarda üzerimde incelenmesi gereken bir üşengeçlik mevcuttu. Dönem dönem oluyor nedense. Erkenden uykum geliyor, işten gelince elbiselerimi dolabın içine tıkıp yatağa giriyordum. Bilmiyorum belki sadece yorgunluktandır.  Büyük ihtimalle biraz yoğun geçti şu bir kaç ay belki de asıl sebebi budur.</p>
<p>Biraz neler yaptığımdan ve hayatımdaki değişikliklerden bahsedecek olursak, ilk bahsetmem gereken şey artık <a title="Anadolu Üniversitesi İşletme" href="http://www.anadolu.edu.tr/akademik/fak_isl/" target="_blank">İşletme</a> 4. sınıfa başarıyla geçmiş olmam olur herhalde. Gerçi Finansal Yönetim dersinden bütünlemeye kalmışım ama onu da bütünleme sınavlarında geçerim diye düşünüyorum.<span id="more-285"></span></p>
<p>Onun dışında hayatıma biraz daha çeki düzen verdim diyebilirim. Hayatımdaki gereksiz olduğuna karar verdiğim çoğu şeyden kurtuldum ve kurtulmaya devam ediyorum diyebilirim. Örnek vermek gerekirse giymediğim onlarca giysiden, eskiden anlamlı gelen ve yıllarca yanımda bir şekilde taşıdığım onlarca ıvır zıvır eşyadan, kitap,defter ne bulursam gerçekten ihtiyacım olmadığını düşündüğüm şeylerden kurtuldum. Bu gerçekten çok iyi geldi. İnsan hayatındaki yüklerden kurtulunca çok rahatlıyor. Size de tavsiye ederim. Kim bilir kaç tane alıp da giymediğiniz elbiseniz ya da ayakkabınız vardır, kaç tane kitabı okuduğunuz halde ve bir daha belki de hiç okumayacağınız halde saklıyorsunuz. Şahsen benim açımdan böyle bir durum mevcuttu ve ben bunlardan kurtuldum, sonuç olarak çok  da rahatladım. İkinci önemli mevzuya gelirsek o da yine bu yeni benimsediğim felsefe doğrultusunda yapılacaklar listemi gözden geçirip gerçekten yapınca hayatıma çok fazla bir etkisi olmayacak ne kadar şey varsa bunlardan kurtuldum. Bir de uzun süredir yapmaya üşendiğim şeyleri yapmaya karar verdim. Bu da iyi bir hareketlilik oldu benim için.</p>
<p>Biraz da başka şeylerden bahsedersek yaz geldiği için takip ettiğim çoğu dizi bitti ve ben de uzun zamandır aklımda olan <a title="Two And A Half Men" href="http://www.imdb.com/title/tt0369179/" target="_blank">Two And A Half Men</a> isimli naçizane dizimizi izlemeye koyuldum bir yandan. Şahane diyebilirim şimdiden. Onun dışında şimdiye çoktan bitirmiş olmam gereken Güneş Kraliçe kitabını hala okuyorum ama henüz bitirmeye muvaffak olamadım. O da gayet güzel gidiyor. Bir de <a title="Grooveshark" href="http://listen.grooveshark.com/" target="_blank">Grooveshark</a> isimli güzel siteyi yoğun bir şekilde kullanmaya başladım, ki kendisi müzik dinleyebileceğiniz bir radyo sitesi olarak tabir edilebilir. Hele sizin sevdiğiniz parçalara benzer parçalar çıkartıp çalma listenize ekliyor ki beni benden alan çok güzel bir özellik. Tavsiye ederim eğer kullanmıyorsanız bir deneyin. Geçenlerde <a title="iPhone 4" href="http://www.apple.com/iphone/" target="_blank">iPhone 4 </a>duyuruldu. Bu sefer olmuş gibi ve bir aksilik olmazsa Türkiye&#8217;ye geldiğinde almayı düşünüyorum.</p>
<p>Bir de günlüğümü yedekleme konusunda güzel bir adım attım. Ne zamandır düşündüğüm bir şeydi ama bu sefer harekete geçerek bütün yazılarımı <a title="Evernote" href="http://www.evernote.com/" target="_blank">Evernote</a> hesabıma aktardım. Artık olur da günlüğüm göçerse falan soru işareti olmayacak kafamda. Bu arada <a title="Hayatınızı Kaydedin" href="http://www.semihyagcioglu.com/hayatinizi-kaydedin/" target="_blank">Evernote&#8217;u kullanmaya başlayalı</a> 6 ay olmuş. Sanırım şu ana dek kullandığım en güzel hizmetlerden biri, çok memnunum eşe dosta tavsiye ediyorum her fırsatta.</p>
<p>Başka pek fazla diyecek bir şeyim yok. Her gün işe gidip geliyorum. Gayet zevkle çalışıyorum, umarım böyle de devam eder. Bir başka yazıda tekrar görüşmek dileğiyle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.semihyagcioglu.com/biraz-ondan-biraz-bundan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>That 70&#8217;s Show</title>
		<link>http://www.semihyagcioglu.com/that-70s-show/</link>
		<comments>http://www.semihyagcioglu.com/that-70s-show/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 May 2010 15:54:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Semih YAĞCIOĞLU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dizi]]></category>
		<category><![CDATA[Ashton Kutcher]]></category>
		<category><![CDATA[Bob Pinciotti]]></category>
		<category><![CDATA[Danny Masterson]]></category>
		<category><![CDATA[Debra Jo Rupp]]></category>
		<category><![CDATA[Don Stark]]></category>
		<category><![CDATA[Donna Pinciotti]]></category>
		<category><![CDATA[Eric Forman]]></category>
		<category><![CDATA[Fez]]></category>
		<category><![CDATA[Jackie Burkhart]]></category>
		<category><![CDATA[Kitty Forman]]></category>
		<category><![CDATA[Kurtwood Smith]]></category>
		<category><![CDATA[Laura Prepon]]></category>
		<category><![CDATA[Laurie Forman]]></category>
		<category><![CDATA[Leo Chingkwake]]></category>
		<category><![CDATA[Lisa Robin Kelly]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Kelso]]></category>
		<category><![CDATA[Midge Pinciotti]]></category>
		<category><![CDATA[Mila Kunis]]></category>
		<category><![CDATA[Point Place]]></category>
		<category><![CDATA[Red Forman]]></category>
		<category><![CDATA[Steven Hyde]]></category>
		<category><![CDATA[Tanya Roberts]]></category>
		<category><![CDATA[That 70's Show]]></category>
		<category><![CDATA[Tommy Chong]]></category>
		<category><![CDATA[Topher Grace]]></category>
		<category><![CDATA[Wilmer Valderrama]]></category>
		<category><![CDATA[Wisconsin]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniden 70'ler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.semihyagcioglu.com/?p=228</guid>
		<description><![CDATA[
Bir kaç aydır izlediğim bir dizi idi That 70&#8217;s Show. Bir dönem ülkemizde de yayınlanmıştı. Ben o zamanlar bir kaç bölümünü izlemiş ve beğenmiştim. Yıllar önceydi tabi. Sonra neydi o neydi diye araya araya buldum ve sonunda izlemeye başladım. İlk bir kaç bölümü o kadar da güzel değilmiş diye geçirmiştim içimden. Fakat sonra dizideki karakterlere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/04/70s_01.png"><img class="aligncenter size-full wp-image-270" title="70s_01" src="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/04/70s_01.png" alt="70s_01" width="400" height="325" /></a></p>
<p>Bir kaç aydır izlediğim bir dizi idi That 70&#8217;s Show. Bir dönem ülkemizde de yayınlanmıştı. Ben o zamanlar bir kaç bölümünü izlemiş ve beğenmiştim. Yıllar önceydi tabi. Sonra neydi o neydi diye araya araya buldum ve sonunda izlemeye başladım. İlk bir kaç bölümü o kadar da güzel değilmiş diye geçirmiştim içimden. Fakat sonra dizideki karakterlere alıştıkça dizi çok daha eğlenceli bir hal aldı. Dizi Amerika&#8217;da Wisconsin eyaletinde hayali bir kasaba olan Point Place isimli bir yerde geçmektedir. Dönem ise 1970&#8242;li yıllardır. Dizideki olaylar lisede okuyan 6 gencin etrafında geçmektedir. Bu gençler dizinin ana kahramanı evin oğlu Eric Forman, onun kız arkadaşı Dona Pinciotti, asi ruhlu Steven Hyde, Jackie Burkhart, yakışıklı ama salak Micheal Kelso, yabancı değişim öğrencisi  Fez&#8217;dir.</p>
<p>Dizi 8 sezondan oluşuyor. 1998 yılında gösterilmeye başlanmış ve 2006 yılına kadar devam etmiş.  Öncelikle dizinin ortamı son derece şahane, şahsen o dönemde yaşamamış olsam da bildiğim kadarıyla 70&#8242;lerin havasını çok güzel vermişler.<span id="more-228"></span></p>
<p><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/04/70s_02.png"><img class="aligncenter size-full wp-image-271" title="70s_02" src="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/04/70s_02.png" alt="70s_02" width="400" height="333" /></a></p>
<p>Dizideki diğer karakterlere gelince evin babası Vietnam gazisi Red Forman, evin annesi Kitty Forman, komşuları Bob ve Midge Pinciotti&#8217;dir. Şahsen diziyi izlemeye başladıktan sonra evin babası Red Forman&#8217;ı o kadar beğendim ki anlatmam mümkün değil. Hele o canını sıkan olaylar karşısında, &#8220;Oh, Crap&#8221; deyişi yok mu beni hep gülümsetmeyi başardı.</p>
<p><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/04/70s_03.png"><img class="aligncenter size-full wp-image-272" title="70s_03" src="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/04/70s_03.png" alt="70s_03" width="400" height="308" /></a></p>
<p>Dizideki karakterlerin hepsi ayrı bir alem. Özellikle 7. sezona kadar son derece eğlenceli bir şekilde devam etti. Fakat 6. sezonun sonunda olan bir olaydan sonra dizinin gidişatı kötüleşmeye başladı. Son bölümlere doğru biraz toparladılar gerçi. Tabi bir de üç sezon boyunca dizide evin kızı olarak Laurie Forman&#8217;ı canlandıran kızı sonraki bölümlerde başka birisiyle değiştirmeleri de çok itici geldi bana. Karakteri öldürün daha iyi bence.</p>
<p>Genel olarak baktığımızda sıcak bir yuva ve arkadaşlık hissini vermeyi başarıyor dizi. Dizi bitince içim burkuldu biraz. Güzel bir diziyi bitirdiğim zaman genelde böyle oluyor nedense. Dizideki karakterleri tanıyorsun, onlara alışıyorsun. Sonra ayrılıyorsun, haliyle biraz hüzünleniyor insan&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.semihyagcioglu.com/that-70s-show/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ve olaylar gelişir&#8230;</title>
		<link>http://www.semihyagcioglu.com/ve-olaylar-gelisir/</link>
		<comments>http://www.semihyagcioglu.com/ve-olaylar-gelisir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 May 2010 11:47:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Semih YAĞCIOĞLU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.semihyagcioglu.com/?p=278</guid>
		<description><![CDATA[
Sevgili günlüğüm, bir süredir doğru düzgün bir şeyler yazamadım. Bunun sebebi son dönemde yaşadığım iş ile ilgili sıkıntılardı. Sonuç olarak önce eski çalıştığım iş yerinden ayrıldım. Bir süre sonra da yeni bir yerde işe başladım. Yeni iş yerim ile ilgili çok fazla şey söylemeyeceğim. Sadece bu iş değişikliğinin bana çok iyi geldiğini söyleyebilirim. Ayrıca güzel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/05/mutluluk.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-279" title="mutluluk" src="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/05/mutluluk.jpg" alt="mutluluk" width="365" height="272" /></a></p>
<p>Sevgili günlüğüm, bir süredir doğru düzgün bir şeyler yazamadım. Bunun sebebi son dönemde yaşadığım iş ile ilgili sıkıntılardı. Sonuç olarak önce eski çalıştığım iş yerinden ayrıldım. Bir süre sonra da yeni bir yerde işe başladım. Yeni iş yerim ile ilgili çok fazla şey söylemeyeceğim. Sadece bu iş değişikliğinin bana çok iyi geldiğini söyleyebilirim. Ayrıca güzel bir çalışma ortamı ve birlikte çalıştığım insanlardan da son derece memnumun. Her şey çok güzel gidiyor.<span id="more-278"></span></p>
<p>Bunun dışında şeyler de oluyor elbette hayatımda. Şimdi dönüp bakıyorum da Ankara&#8217;ya geleli bir buçuk sene olmuş. Zaman nasıl da geçip gidiyor. Bu süreçte güzel bir arkadaş çevrem oldu. Ender ve İlker sağ olsun.</p>
<p>Bir de son dönemde İşletme sınavlarına girdim gayet güzel geldi notlarım, umarım bu ay sonunda olacak sınavlarım da güzel geçer. Son dönemde çok beğenerek okuduğum Ramses serisinin yazarı olan Christian Jacq&#8217;ın yazmış olduğu Güneş Kraliçe isimli kitabı okumaya başladım. Özellikle işe gider gelirken okuyorum, yolda canım sıkılmıyor böylece.</p>
<p>Şimdilik benden bu kadar. Gelişmeler oldukça yazarım&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.semihyagcioglu.com/ve-olaylar-gelisir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Söyleyeceklerim Var</title>
		<link>http://www.semihyagcioglu.com/soyleyeceklerim-var/</link>
		<comments>http://www.semihyagcioglu.com/soyleyeceklerim-var/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Apr 2010 20:58:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Semih YAĞCIOĞLU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.semihyagcioglu.com/?p=274</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili Günlük,
Son dönemde ilginç şeyler yaşadım. Hayatın kendisi ilginç. Yaşadıkça daha fazla söyleyecek şeyi oluyor insanın. Son dönemde canımı çok sıkan şeyler oldu. Artık bunların hepsi geride kalıyor gibi. Güzel haberlerim var gibi. Söyleyeceklerim var fakat söylemek için biraz erken. En kısa zamanda paylaşmak dileğiyle. Sağlıcakla kal&#8230;
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Günlük,</p>
<p>Son dönemde ilginç şeyler yaşadım. Hayatın kendisi ilginç. Yaşadıkça daha fazla söyleyecek şeyi oluyor insanın. Son dönemde canımı çok sıkan şeyler oldu. Artık bunların hepsi geride kalıyor gibi. Güzel haberlerim var gibi. Söyleyeceklerim var fakat söylemek için biraz erken. En kısa zamanda paylaşmak dileğiyle. Sağlıcakla kal&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.semihyagcioglu.com/soyleyeceklerim-var/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ve Joel Spolsky Günlük Yazmayı Bırakır</title>
		<link>http://www.semihyagcioglu.com/ve-joel-spolsky-gunluk-yazmayi-birakir/</link>
		<comments>http://www.semihyagcioglu.com/ve-joel-spolsky-gunluk-yazmayi-birakir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 20:05:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Semih YAĞCIOĞLU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.semihyagcioglu.com/?p=263</guid>
		<description><![CDATA[İlginçtir takip etmekten en zevk aldığım yazarlardan birisi Joel Spolsky. Büyük ihtimalle bir yazılım mühendisinin karşısına hayatında en az bir kaç kere Joel On Software isimli günlüğü ile çıkmıştır diye düşünüyorum. Şahsen benim defalarca karşıma çıkınca kim bu Joel denilen arkadaş sürekli karşıma çıkıyor derken kim olduğunu zamanla öğrendik. Kendisinin Fog Creek Software isimli bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/03/2009-CJS-Spolsky-bkt_645.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-264" title="2009-CJS-Spolsky-bkt_645" src="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/03/2009-CJS-Spolsky-bkt_645.jpg" alt="2009-CJS-Spolsky-bkt_645" width="170" height="170" /></a>İlginçtir takip etmekten en zevk aldığım yazarlardan birisi <a title="Joel Spolsky" href="http://www.joelonsoftware.com/AboutMe.html" target="_blank">Joel Spolsky</a>. Büyük ihtimalle bir yazılım mühendisinin karşısına hayatında en az bir kaç kere <a title="http://www.joelonsoftware.com" href="http://www.joelonsoftware.com" target="_blank">Joel On Software</a> isimli günlüğü ile çıkmıştır diye düşünüyorum. Şahsen benim defalarca karşıma çıkınca kim bu Joel denilen arkadaş sürekli karşıma çıkıyor derken kim olduğunu zamanla öğrendik. Kendisinin <a title="Fog Creek Software" href="http://www.fogcreek.com/" target="_blank">Fog Creek Software</a> isimli bir şirketi var. Ve yaklaşık 10 sene önce günlük yazmaya başlamış. Ayrıca eski bir <a title="Microsoft" href="http://www.microsoft.com" target="_blank">Microsoft</a> çalışanı. Aslında <a title="http://stackoverflow.com/" href="http://stackoverflow.com/" target="_blank">StackOverflow.Com</a>&#8216;un kurucusu dersem daha da anlamlı olacak. Ayrıca <a title="Inc.com" href="http://www.inc.com" target="_blank">Inc.Com</a>&#8216;da <a title="How Hard Could It Be" href="http://www.inc.com/column/how-hard-could-it-be" target="_blank">How Hard Could It Be</a> isimli bir köşesi de vardı şimdiye kadar.</p>
<p><span id="more-263"></span></p>
<p>Bugün <a href="http://www.inc.com/magazine/20100301/lets-take-this-offline.html" target="_blank">şu yazısını</a> okuyunca üzüldüm açıkçası. Artık günlüğüne yazmayacakmış. Adamın da baya reklamını yapmış oldum bu arada ama StackOverFlow gibi şahane bir siteyi biz yazılım mühendislerine kazandıran bu şahsiyeti takdir etmezsem ayıp etmiş olurum. StackOverFlow&#8217;da ayrı bir hikaye. Aklıma geldikçe moralim bozuluyor. Yani ne zaman girsem siteye ne olduğu ile ilgili en ufak bir fikrim olmayan o kadar çok şeyle karşılaşıyorum ki, o an hiç bir şey bilmediğimi hissetmekten kendimi alamıyorum.</p>
<p>Sürekli olmasa da elimden geldiğince takip etmekten zevk aldığım birisi olmuştu Joel Spolsky. Fakat artık günlüğüne yazmak yerine daha fazla şirketine zaman ayırmaya karar vermiş. Umarım bu çabası gerçekten ortaya güzel şeyler çıkarmasına yardımcı olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.semihyagcioglu.com/ve-joel-spolsky-gunluk-yazmayi-birakir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Defence Grid &#8211; The Awakening</title>
		<link>http://www.semihyagcioglu.com/defence-grid-the-awakening/</link>
		<comments>http://www.semihyagcioglu.com/defence-grid-the-awakening/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 00:56:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Semih YAĞCIOĞLU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Defence Grid]]></category>
		<category><![CDATA[Defence Grid - The Awakening]]></category>
		<category><![CDATA[Hidden Path Entertainment]]></category>
		<category><![CDATA[Strateji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.semihyagcioglu.com/?p=239</guid>
		<description><![CDATA[
Son dönemlerde bol bol oyun oynuyorum. Akşam işten geldikten sonra günün yorgunluğunu atmak ve vakit geçirmek tabi aynı zamanda eğlenmek için. Sanırım biraz da üniversite yıllarında derslerin dışındaki zamanda sürekli kendimi geliştirmeye çalıştığımdan neredeyse hiç oyun oynayamıyordum. Şimdi biraz da onun acısını çıkartıyorum.
Defence Grid &#8211; The Awakening de son oynadığım oyunlardan biri. Genelde insanın tam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/02/defense_grid_logo.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-254" title="defense_grid_logo" src="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/02/defense_grid_logo.jpg" alt="defense_grid_logo" width="497" height="209" /></a></p>
<p>Son dönemlerde bol bol oyun oynuyorum. Akşam işten geldikten sonra günün yorgunluğunu atmak ve vakit geçirmek tabi aynı zamanda eğlenmek için. Sanırım biraz da üniversite yıllarında derslerin dışındaki zamanda sürekli kendimi geliştirmeye çalıştığımdan neredeyse hiç oyun oynayamıyordum. Şimdi biraz da onun acısını çıkartıyorum.</p>
<p><a title="Defence Grid - The Awakening" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Defense_Grid:_The_Awakening" target="_blank">Defence Grid &#8211; The Awakening</a> de son oynadığım oyunlardan biri. Genelde insanın tam zevkine hitap eden şeyleri bulması kolay olmuyor. İzlediğiniz her filmi beğenmediğiniz gibi, okuduğunuz her kitabı, dinlediğiniz her müziği ya da oynadığınız her oyunu beğenmeyebiliyorsunuz haliyle. Fakat bazen de öyle oluyor ki, insan işte budur demeden edemiyor.<span id="more-239"></span></p>
<p>Şimdiye dek oynadığım oyunları düşündüğümde çok sevdiğim oyunlara bakıyorum da genelde strateji oyunlarını çok seviyorum. Özellikle de savunma stratejileri geliştirmeyi çok eğlenceli buluyorum. İşte Defence Grid &#8211; The Awakening de bu tür bir oyun. Oyunun konusu şöyle. Sizin korumanız gereken kaynaklar var ve uzaylı arkadaşlarımız da bu kaynakları alıp götürmeye çalışıyor. Siz de bu kaynakları kaptırmamak için farklı türden savunma kuleleri dikiyorsunuz oyundaki belirli bölgelere. Aslında oyunun konusu bu kadar basit. Hatta ilk bir kaç bölümden sonra çok sıkıcı ve basit bulmuştum oyunu. Tabi işin rengi daha kuvvetli uzaylı arkadaşlar gelip kaynaklarımı teker teker götürünce değişti. Oyunun ana fikri son derece basit olsa da oyunu eğlenceli kılan şey sizin düşmanlarınızı alt etmek için güzel stratejiler geliştirmek zorunda kalmanız.</p>
<p><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/02/defencegrid_1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-255" title="defencegrid_1" src="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/02/defencegrid_1.jpg" alt="defencegrid_1" width="496" height="279" /></a></p>
<p>Oyunun oynanışından bahsedeyim biraz da. Genelde uzaylı arkadaşların geldiği bir yol oluyor. Bazen bu yoldan gelip kaynakları alıp aynı yol üzerinden geri dönmek zorunda kalıyorlar. Bazen de kaynakları aldıkları gibi yola devam edip kaçtıkları senaryolar da oluyor.  Kaynaklarınızın hepsini kaptırırsanız oyunu kaybediyorsunuz.</p>
<p><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/02/defensegrid_2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-256" title="defensegrid_2" src="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/02/defensegrid_2.jpg" alt="defensegrid_2" width="497" height="279" /></a></p>
<p>Özellikle oyun sizi daha güzel stratejiler geliştirmek zorunda bırakıyor yoksa dalga dalga gelen düşmana karşı tutunmanız hiç de kolay olmuyor. Bunu bir bölümü beş altı kere üst üste kaybettikten sonra, kendimi neyi yanlış yapıyorum diye düşünürken bulunca fark ettim.</p>
<p>Eğer Plants Vs Zombies oyununu oynadıysanız ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. Oynanışı daha farklı olsa da onda da evinizi zombilerden koruyordunuz ve zombiler affetmiyor!</p>
<p>Eğer siz de benim gibi strateji oyunlarından hoşlanıyorsanız, Defence Grid &#8211; The Awakening son derece eğlenceli, güzel ve bağımlılık yapan bir oyun. Kesinlikle oynamanızı tavsiye ederim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.semihyagcioglu.com/defence-grid-the-awakening/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayatınızı Kaydedin!</title>
		<link>http://www.semihyagcioglu.com/hayatinizi-kaydedin/</link>
		<comments>http://www.semihyagcioglu.com/hayatinizi-kaydedin/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2010 11:22:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Semih YAĞCIOĞLU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılım]]></category>
		<category><![CDATA[Evernote]]></category>
		<category><![CDATA[Not Tutma]]></category>
		<category><![CDATA[Notebook]]></category>
		<category><![CDATA[OneNote]]></category>
		<category><![CDATA[Things]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.semihyagcioglu.com/?p=245</guid>
		<description><![CDATA[
Geçen gün yine düşünüyorum. Acaba dedim ne yapsam da daha düzenli olsam!  Şaka bir yana üniversitedeyken arkadaşlarım dalga geçerdi kimi zaman elimde sürekli bir dosya ve o dosya da yapılacaklar listesi olduğu için. İtiraf ediyorum hala aynı huyumu sürdürüyorum ve bundan son derece memnunum. Tabi bu yazınının başlayışı bu şekilde olmadı. Dedim ki sürekli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/01/notebooks.png"><img class="aligncenter size-full wp-image-246" title="notebooks" src="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/01/notebooks.png" alt="notebooks" width="494" height="296" /></a></p>
<p>Geçen gün yine düşünüyorum. Acaba dedim ne yapsam da daha düzenli olsam!  Şaka bir yana üniversitedeyken arkadaşlarım dalga geçerdi kimi zaman elimde sürekli bir dosya ve o dosya da yapılacaklar listesi olduğu için. İtiraf ediyorum hala aynı huyumu sürdürüyorum ve bundan son derece memnunum. Tabi bu yazınının başlayışı bu şekilde olmadı. Dedim ki sürekli bir şeyleri not alıyorum, kayda değer şeyleri nasıl saklamalıyım. Bu soruya yanıt bulmaya çalışırken ilk aklıma gelen şey şu oldu. Neleri saklamak istiyorum. Resimler, fikirler, makaleler, web siteleri, yazılım konusundaki ıvır zıvırlar falan derken listenin uzadığını fark ettim.<span id="more-245"></span></p>
<p>Sonuç olarak tüm bunları nasıl saklayabileceğim sorusuna bir yanıt bulmaya çalışırken ilk aklıma gelen şey bir word dosyasında hepsini saklayabilirim oldu. Tabi sonra bunun çok kötü bir çözüm olduğuna karar verdim. Daha sonraki aşamada acaba benim istediğimi yapan bir uygulama mı kullansam diye düşündüm. Sonra kendi kendime şimdi bir de gereksiz bir uygulamayla mı uğraşacağım dedim. Ama benim gibi bir şeyleri tasnif etmekten zevk alan birisiyseniz siz de ısrarlı bir şekilde bu soruyu cevaplamaya çalışırsınız. Ben de öyle yaptım. İşte böylece not alma eylemi için ne gibi seçeneklerimiz varmış diye araştırmaya başladım. Biraz araştırınca <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Comparison_of_notetaking_software" target="_blank">bir sürü seçenekle</a> karşılaştım. İnceledikçe gördüğüm çoğu uygulama fazlasıyla karışık geldi. Oysa ben masaüstümdeki Yapılacaklar.txt dosyamdan son derece memnundum!</p>
<p>Sonra seçeneklerimi iki uygulamaya kadar daralttım. Aslında Mac OSX için <a title="Things" href="http://culturedcode.com/things/" target="_blank">Things</a> ve <a title="Notebook" href="http://www.circusponies.com/notebook/features/" target="_blank">Notebook</a> adında iki uygulama var gayet güzel görünen ama Mac&#8217;im olmadığı için onları direk elemem gerekti. Geriye <a title="Evernote" href="http://www.evernote.com/" target="_blank">Evernote</a> ve <a title="OneNote" href="http://office.microsoft.com/tr-tr/onenote/">Microsoft OneNote</a> uygulamaları kaldı. OneNote uygulamasını daha önce kullanmıştım. Fakat kullandığım vakit tam olarak ne işe yaradığını kestirememiştim. Ne gerek var abi word var dediğimi hatırlar gibiyim. Bu izlenimim yüzünden Evernote&#8217;a öncelik vermeye karar verdim. Evernote&#8217;u da daha önce duymuştum. iPhone uygulaması çıktıktan sonra çok popüler olmuştu. Ama tabi yine şöyle düşündüğümü anımsıyorum. Ne gerek var abi şimdi böyle şeylere <img src='http://www.semihyagcioglu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/01/evernote-hive.png"><img class="aligncenter size-full wp-image-247" title="evernote-hive" src="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/01/evernote-hive.png" alt="evernote-hive" width="494" height="169" /></a></p>
<p>Buraya kadar işin hikaye kısmı. Gelelim Evernote&#8217;a. Evernote windows, mac osx, web, iphone, android, blackberry, windows mobile ve palm gibi bir çok farklı platformda kullanılabilen bir hizmet. Evernote&#8217;un çalışma şekli şöyle. Aklınıza bir fikir geldi, güzel bir yazı okudunuz, ya da beğendiğiniz bir resim gördünüz. Saniyeler içinde bu içeriği evernote hesabınızdaki bir not defterine kaydedebiliyorsunuz.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/01/evernote.png"><img class="aligncenter size-full wp-image-248" title="evernote" src="http://www.semihyagcioglu.com/wp-content/uploads/2010/01/evernote.png" alt="evernote" width="494" height="348" /></a></p>
<p>Yaklaşık bir haftadır kullanıyorum Evernote&#8217;u. Kullanımı son derece kolay. Unutmamam gerektiğini düşündüğüm ya da beğendiğim bir şey olduğunda bulunduğum yere göre değişiyor ama genelde e-posta hesabımda taslak olarak saklamak zorunda kalıyordum. Genellikle de orada o şekilde kalıyordu bu sakladığım her neyse.</p>
<p>Evernote&#8217;ta farklı ihtiyaçlarınıza göre not defterleri oluşturmanız mümkün. Örnek vermek gerekirse ben iş ile ilgili bir tane, yapmam gerekenler ile ilgili bir tane ve ileride belki yapılabilecek şeylerle ilgili bir tane defter oluşturdum. Kullanmaya başlayalı çok olmadı fakat şimdiden çok yararını gördüm diyebilirim. En önemli faydası artık dilediğiniz yerden hatırlamak istediğiniz şeylere ulaşabiliyorsunuz. Keşke daha önce böyle bir şeyi kullanma imkanım olsaydı diyorum şimdi. Çünkü geriye dönüp baktığımda okuduğum, düşündüğüm onlarca şeyi farklı fikirleri ve bunun gibi şu an aklıma dahi gelmeyen ve unuttuğum pek çok şeyi hatırlama imkanım olurdu.</p>
<p>Genelde bir şeyleri ertelemeyi sevmem. Yapabiliyorsam hemen yapıp bitirmek hoşuma gidiyor. Fakat buna her zaman vaktiniz olmuyor. İlgimi çeken bir şeyle karşılaştığımda sık kullanılanlara eklerim daha sonra bakarım diye düşünüyor insan fakat genelde bunlar unutuluyor ya da kaybolup gidiyor. Bu açıdan şahane bir araç Evernote.</p>
<p>Özelliklerine gelirsek. Öncelikle ücretsiz bir hizmet. Fakat belli kısıtları var. Aylık 40 MB sınırı gibi. Yıllık 45 dolar ücretle bunu 500 MB&#8217;a çıkartabiliyorsunuz. Açıkçası henüz netleştirmedim ama Rapidshare&#8217;den sonra ikinci para yatıracağım hizmet olabilir Evernote.</p>
<p>Kullanımı son derece kolay olduğu için sizi neredeyse hiç uğraştırmıyor. Örneğin akşamları bir şeyler okuyorum ve ilgimi çeken bir resim ya da yazı ile karşılaştım. Metni ya da resmi kopyaladıktan sonra kopyalanmış veriyi Evernote&#8217;un masaüstü uygulamasından çok rahat kaydedebiliyorum. Ayrıca ekran görüntüsü alma özelliği de gayet başarılı.</p>
<p>Biraz uzun bir yazı oldu fakat gördüğüm kadarıyla Evernote şahane bir hizmet ve kesinlikle denemeye değer.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.semihyagcioglu.com/hayatinizi-kaydedin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Muhabirimiz Ankara&#8217;dan Bildiriyor</title>
		<link>http://www.semihyagcioglu.com/muhabirimiz-ankaradan-bildiriyor/</link>
		<comments>http://www.semihyagcioglu.com/muhabirimiz-ankaradan-bildiriyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Jan 2010 15:50:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Semih YAĞCIOĞLU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgisayar Mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[İşletme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.semihyagcioglu.com/?p=241</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili günlüğüm, nasılsın. İyisindir umarım. Bir süredir yazmaya vakit bulamadım. Beni sorarsan hasta oldum. Fakat keyfim yerinde. Geçen günlerde çok güzel bir şey oldu. Ev arkadaşlarımla en son yıllar önce oynadığım Diablo 2 oyununu oynamaya başladık. Bu konuda nasıl bir heyecan var içimde anlatamam. Oyunu oynamaya karar verir vermez içimi bir heyecan kapladı. Uzun zamandır [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili günlüğüm, nasılsın. İyisindir umarım. Bir süredir yazmaya vakit bulamadım. Beni sorarsan hasta oldum. Fakat keyfim yerinde. Geçen günlerde çok güzel bir şey oldu. Ev arkadaşlarımla en son yıllar önce oynadığım Diablo 2 oyununu oynamaya başladık. Bu konuda nasıl bir heyecan var içimde anlatamam. Oyunu oynamaya karar verir vermez içimi bir heyecan kapladı. Uzun zamandır bu kadar iyi hissetmemiştim kendimi. Son bir kaç gündür akşamları eve gelince yatıncaya kadar birlikte oyun oynuyoruz.</p>
<p>Onun dışında sınavlara daha olmasına rağmen ben yavaştan işletme derslerine çalışmaya başladım. Muhasebe ile savaşım sürüyor ama kazanacağımı hissediyorum. Eskiden bilgisayar mühendisliği derslerinin yanında iş ve diğer projeler de olunca hiç çalışmaya vaktim olmuyordu. Şimdi biraz daha vaktim olduğu için daha iyi anlamaya başladım diyebilirim. Bu arada Anadolu Üniversitesi&#8217;ni takdir ettim açıkçası. Namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmazmış hesabı, daha önce hiç görmemiştim çok şahane bir uzaktan eğitim altyapısı varmış Anadolu Üniversitesinin. Ders videoları, sesli anlatımlar, konu anlatımları falan çok başarılı.</p>
<p>Genel olarak bunlar son dönemde hayatımdaki kayda değer gelişmeler. Bunların dışında hayat aynı şekilde devam ediyor. Şimdilik bu kadar. Bir başka haberde tekrar görüşmek dileğiyle, sağlıcakla kalın&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.semihyagcioglu.com/muhabirimiz-ankaradan-bildiriyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
